|
|
 |
 |
| Konuşan sektör! |
 |
|
 |
Editör köşesinde bazen o kadar çok yazılacak konular çıkıyor ki, hangisini yazmak gerektiği konusunda kararsız kalıyorum. Bu kararsızlık ay sonuna kadar sürüyor. Bazen de o yoğunluk içinde ıska geçtiğiniz konular da oluyor. Bu ıska hali bir sonraki ayda fark ediliyor. Editör köşesini yazarken sadece bir tek konuya odaklanıp kalmak istemiyorum. Öte yandan da o ay içinde yaşanan en önemli konuyu bulmak ve onun üzerine üç beş kelam etmek istiyorum.
Ne var ki, Türkiye'nin gündemi kadar olmasa da bizim sektörümüzde de bir ay içinde önemli konular yaşanıyor, önemli sözler ediliyor. Ama söz söyleyenlerin sayısında bir azlık var. Özellikle bizim sektörde önemli sözler söylense de bu sözlerin söyleyenlerin sayısı az. Biz Transport olarak bu sayıyı çoğaltmaya çalışıyoruz. Haberlerimizin aynı kişiler, aynı firmalar ve aynı kurumlar etrafında dönüp dolaşmasını istemiyoruz. Ama hep aynı kurumlar, ayni kişiler atakta ise onlar her zaman dergimizdeki yerlerini alıyorlar. Bu durumda almaları da gerekiyor zaten.
Asıl isteğimiz haber kaynaklarındaki sayının artması yönünde. Ne var ki, sektörde söz söylemeye yetkin olanlar ve söz söylemek isteyenlerin sayısı az. Bir kısır döngü yaşamaktan endişe duyuyoruz. Oysa ulaştırma ve lojistik sektöründe çalışanların sayısı yüz binleri buluyor. Hadi diyelim bu sayının yüzde 99'u söz söylemeye kendisini yetkin görmüyor. Geri kalanlar da azımsanamayacak kadar çok. Artık firmaların yeni yeni başına geçen ya da geçmeye hazırlanan veyahut kendisine sektörde yer edinmiş kişilerin sektörle ilgili bir şeyler söylemesi gerekmez mi?
İşte biz de bu sayıyı şimdiden artıralım istedik. Gelecek 15-20 yıl içinde sektörde çok önemli yerlere gelecek ve bu işin eğitimini alan öğrencilere buyurun söz sizde dedik. Cesurdular, çok şeyler anlatmak istediler, daha da anlatacakları vardı. Bu ay onların söylediklerini kapak haber olarak işledik. Bu gençlerin sektörde çok önemli noktalara geleceği tahmin ediyorum. İşte o zaman yukarıdaki hayıflanmayı yapmama gerek kalmayacak. Sektörle ilgili yapılması gerekenler, eksikler neyse o gençler ve onların arkadaşları 15-20 yıl sonra anlatabilme başarısını gösterecek. 'Kol kırılır yen içinde kalır' demeyecekler. Sorunların düzelmesini zamana bırakmayacaklar. Kurumsallaşmanın gereği ne ise ona göre şirketleri yönetecekler. Kurumsallaşmayı 'bürokratik bir sistem'le karıştırmayacaklar. İşte o zaman bizim de haber kaynaklarımız zenginleşecek. Sektörle ilgili otorite kabul edilenlerin sayısı artacak. Hani bir zamanlar moda olan bir slogan vardı: "Konuşan Türkiye" diye. "Konuşan sektör" inanın bu hem sektör için hem de biz sektör gazeteciler için çok iyi olacaktır.
|
 |
|