Transport
Ana Sayfa Denizyolu Karayolu Demiryolu Havayolu Aktüel Yazarlar İçindekiler
Transport Sayı 31
Kapak
Havacılıkta 2007'de kriz endişesi
Türkiye'ye olan taşımalarda Türk şirketlerinin pazar payı yüzde 60'lara yaklaşıyor. ...
UND kotalar için Avrupa'ya dava açıyor.
Ulusal marker milad olacak.
Otobüsçüler ÖTV indirimi için ayaklandı.



Cahit Soysal

Demiryolu
Demiryolcular çok 'özel'i konuşuyorlar
Demiryollarında özel taşımacılık yapanlar daha liberal bir ortamda daha güçlü demiryolu altyapısı ve daha çok...
Havayolu
İlk uçak fabrikasını ABD kapattırdı *
Türkiye'nin ilk pilot okulu Gök Okulu'nun mezunlarından olan Mehmet Kum, Türkiye'deki ilk uçak fabrikasını kuran Nuri...
Uçuş emniyeti ve güvenlikten ödün yok
2003 yılında bölgesel havacılığımızın gelişmesi, yaygınlaşması ve çağın yakalanması amacıyla Bölgesel Havacılık ...
Gümrük Kanunu neden değişiyor?
11 Eylül 2001 tarihinde, iki yolcu uçağının New York'taki ikiz kulelere çarpması ile tüm dünya büyük bir şaşkınlık yaşadı. Bu olay ABD'de bir savunma psikozu doğmasına yol açmıştır. İşte bu yüzden AB'nin Ortak Gümrük Kanunu'nda yapılan değişikliklerin Türk kanunlarına da yansıtılması amacıyla bir kanun tasarısı hazırlandı.

Türkiye ile AB arasında sürdürülen tarama sürecinde Gümrük Birliği dosyasında dile getirilen eksiklikler ve AB'nin Ortak Gümrük Kanunu'nda yapılan son değişikliklerin yansıtılması amacıyla bir kanun tasarısı hazırlandı. Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan geçen ve Genel Kurul gündeminde yer alan tasarı, AB'ye verilen taahhütler kapsamında ilk yasalaşacak kanun teklifleri içinde yer alıyor. Türkiye'de çok az kişi bu değişikliklerin temelinde 2001 yılının 11 Eylül günü New York'ta yaşanan ikiz kule saldırılarının yer aldığını biliyor.
2. Dünya Savaşı sonrası dünyanın yeniden yapılandırılması sürecinde, uluslararası ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için bir dizi girişimde bulunuldu. Bu kapsamda imzalanan GATT Anlaşması ile uluslararası ticaretin kurallarını yeniden belirlendi. Bu düzenlemelerle, gelişmekte olan ülkeler "Yeni Dünya Düzeni"ne uygun bir ekonomik yapılanmaya giderek ve ihracata yönelik kalkınma modelini benimseyerek, ulusal ekonomilerini kat kat büyüttü. Son elli yıl içinde gümrük uygulamaları konusunda ön plana çıkan eğilimleri şöylece sıralayabiliriz:
1. Gümrük tarifelerinde şeffaflık ve öngörülebilirlik,
2. Tarife dışı engellerle ortak mücadele,
3. Sınır kontrolleri yerine iç gümrük denetimleri,
4. Gümrüklerde yeknesak uygulama,
5. Gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi,
6. Fiziki muayene yerine önceden yapılmış risk analizlerine dayalı kontrol, 7. Gümrük işlemlerinde elektronik sistemlerden yararlanılması,
8. Yasa dışı ticaret ile yasal ticarete farklı muamele,
9. Özet beyan işlemlerinde basitlik ve kolaylık,
10. Transit taşımacılıkta basitlik ve kolaylık,
11. Serbest bölge ve gümrük antrepolarına konulan eşya için sınırlı denetim,
12. İhracatın özendirilmesi ve işlemlerinin kolaylaştırılması. Bu amaçla, Armonize Sistem Nomanklatürü, TIR Konvansiyonu, Tek İdari Belge (Single Administrative Document) gibi bir dizi yeni düzenleme, küresel düzeyde uygulamaya girdi. Tek Pencere (Single Window) uygulaması ise pilot uygulama düzeyinden öteye gidemedi. 11 Eylül 2001 tarihinde, New York'taki ikiz kulelere yapılan saldırı ile tüm dünyada büyük bir şaşkınlık yaşanmıştır. Bu olay, dünyada son yüzyılda yaşanan çatışmaların neredeyse tümünde yer almasına karşın, kendi topraklarında hiç saldırıya uğramayan ABD'de büyük infial yaşanmasına yol açmış; gerek ABD yönetiminde gerekse ABD vatandaşlarında bir savunma psikozu doğmasına, hatta bunun giderek bir nevroza dönüşmesine yol açmıştır. ABD'de bu saldırının nasıl yapıldığına ilişkin yoğun çalışmalar ve analizler yapılmış; bunun sonucunda, ABD'ye yönelik potansiyel tehlikelerin oluşumuna "uluslararası seyahat kolaylığı"nın ve "uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi"nin önemli bir katkı yaptığı kanaati kabul görmüştür. Bu değerlendirmeler, ABD'nin "uluslararası ticaret"i düzenleyen kurumlarda yaptığı yoğun kulis faaliyetleri ile yaygınlaştırılmış; bu durum, diğer gelişmiş batı ülkelerinin de "uluslararası ticaretin kuralları yeniden gözden geçirilmelidir" şeklinde özetlenebilecek görüşü benimsemelerini doğurmuştur.
ABD'ye her yıl diğer ülkelerden on milyonlarca konteynır ile eşya taşındığından, ABD yönetimi ilk olarak bir "Konteynır Takip Programı" geliştirmiş ve ithalatta yüzde 2'ler düzeyinde yaptığı fiziki muayenelerin oranını artırmıştır. Konteynır Takip Programını etkin bir şekilde kullanabilmek için ticari partnerlerine de bu programı tavsiye(!) etmiş; konteynırlar kendi ülkesine gelmeden önce hareket limanlarındaki bilgisayara yüklenmiş bilgilerin kendisine elektronik ortamda gönderilmesi zorunluluğunu getirmiştir. ABD yönetimi bununla da yetinmemiş; gönderici ülkelerin limanlarında konteynır yüklerinin kontrollerini kendi gümrük memurları aracılığıyla yürütmeye başlamıştır. ABD'nin yeni yaklaşımının uluslararası ticareti düzenleyen sözleşme metinlerine geçirilmesi için de bu ülke diplomatları tarafından yoğun bir kulis faaliyeti yürütüldüğü görülmektedir. Bu düzenlemelerin sadece uluslararası anlaşmalarda yapılmasının yeterli olmadığının bilincinde olan ABD yönetimi, yeni yaklaşımın ulusal gümrük mevzuatına da yansıtılması için yoğun çaba göstermektedir. Avrupa Birliğinin "Ortak Gümrük Kanunu"nu yürürlüğe koyan Konsey Tüzüğü'nde değişiklikler yapılmasını öngören (EC) 648/2005 Konsey Tüzüğü, ABD'nin yeni yaklaşımının AB gümrük mevzuatına yansıtılması için yürürlüğe sokuldu. 1/95 sayılı TürkiyeAB Ortaklık Konseyi Kararının bir sonucu olarak, Türkiye'nin de (EC) 648/2005 sayılı Konsey Tüzüğü hükümlerini benimsemesi gerekiyor.
Uluslararası ticarette uygulanacak "yeni yaklaşım"ın gümrük uygulamalarını ise şöylece sıralayabiliriz:
1. Ortak Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi Programının benimsenmesi,
2. Gümrük idarelerinin yeniden yapılandırılması,
3. Bilgi paylaşımının kurumsallaştırılması,
4. Özet Beyanın ek bilgilerle niteliğinin artırılması ve taşıyıcıya daha fazla sorumluluk yüklenmesi
5. Transit taşınan yüklerin daha sıkı kontrol edilmesi
6. Serbest bölgelerdeki ve gümrük antrepolarındaki gümrük denetimlerinin artırılması
7. İhracat işlemlerinin daha sıkı kontrol edilmesi.

Özetlemek gerekirse, düne kadar uluslararası ticarette "bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler" ilkesini benimsetmeye çalışan Batı, şimdi "aman transit, elleçleme, ambarlama gibi operasyonları da ciddiye al" yaklaşımını küresel düzeyde hakim kılmak istemektedir. Tüm bu gelişmeler değerlendirildiğinde, önümüzdeki yıllarda uluslararası ticaretin büyük aktörleri olan ülkelerin, gümrük denetimlerini artıracağını ve bunun sonucu olarak küresel ticaret hacmindeki artış trendinin yavaşlayacağını söylemek, yanıltıcı olmayacaktır.

csoysal@uysen.com
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2014 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital