Transport
Ana Sayfa Denizyolu Karayolu Demiryolu Havayolu Aktüel Yazarlar İçindekiler
Transport Sayı 62
Kapak
Hava kargocular altyapı yetersizliğine çözüm bekliyor.
Son 10 yılda emeklemekten yürümeye geçen Türkiye hava kargo sektörü, global ekonomik krizin de etkisiyle iş kayıpları ...



Yaşar Rota

Demiryolu
TCDD projeye doymuyor
TCDD Genel Müdürü Karaman iddialı konuştu: "TCDD 125 bin ton ray, 1000 kilometre yol yenileyecek."
GE'den hem çevreci hem de tasarruflu lokomotif
Amerika'da üretilen ve General Electric'in (GE) son ürünü Evolution Serisi lokomotif sınıfının yeni üyesi ES44C4, DC ...
Havayolu
NetJets Türkiye'ye odaklandı
Geçtiğimiz yıl Türkiye'ye ve Türkiye'den 780'den fazla uçuş gerçekleştiren NetJets, 5 olan Türk müşteri sayısını, 1.5...
THY'den üç ayda 155 milyon TL net kar
Uçak finansmanında Avrupa'nın en iyisi seçilen THY, bu yılın ilk üç ayında 155 milyon TL net kar açıkladı.
Türk demiryolculuğunun oluşumu: Behiç (Erkin) Bey-2
Demiryollarının millileştirilmesi ile ilgili meclis çalışmaları devam ederken, Başbakan ve Dışişleri Bakanı olan İsmet (İnönü) Paşa Behiç Beye "Anadolu demiryollarını alacağız ama ben Avrupai demiryolu isterim" dediğinde, "Evet, yapacağız, söz veriyorum" demişti.

Behiç Bey, Çanakkale Savaşları sırasında da Osmanlı Genel Kurmay Başkanlığının asker, mühimmat ve erzak lojistiğinin sorumlusuydu. Almanya'dan demiryolu ile Trakya'daki Uzunköprü-Hadımköy arası istasyonlara gelen savaş malzemelerini bu istasyonlardan her türlü karayolu (insan, araç, kağnı) imkanı ile Çanakkale cephelerine, yine İstanbul'dan ve Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelen askerlerin ve savaş malzemelerinin demiryolu ile Bandırma'ya getirterek buradan karayolu ve denizyolu ile cepheye gönderilmesi ile ilgili görevini üstün başarı ile yaparak, Çanakkale Savaşları'nın kazanılmasında önemli katkı sağlamıştı. O zamanki Osmanlı Devleti'nin 5'inci Ordu Komutanı Mareşal Liman Von Sanders'in önerisiyle birinci dereceden Alman Demir Haç Madalyası ile Osmanlı Devleti'nce de 3'üncü Rütbeden Kılıçlı Osmani Nişanı ve 3.Rütbeden Mecidi Nişanı ile onurlandırılmıştı. Ayrıca Behiç Bey, Selanik İltisak Hattı Muhafız Kuvvetleri Müfettişliğinde bulunmuş (1908), Meşrutiyet devrinde yine bu hattın, yeni kurulmuş olan Askeri Komiserliğine atanmış, bu görevleri sırasında Demiryolu Kuruluşu ve işletmesi üzerinde yapmış olduğu incelemelerini ve görüşlerini"Demiryolunun Askerlik Noktai Nazarından Tarihi,İstimali ve Teşkilatı" adı ile Türkçe olarak 1912 yılında yayımlamıştı. Bu kitap 1856 yılından 1912 tarihine kadar olan sürede yazılan ilk Türkçe demiryolu kitabıydı.
Behiç Bey hem savaş sırasında vatan savunmasında hem de barış zamanında ülkenin ekonomik gelişimini sağlaması açısından en stratejik ulaşım aracının demiryolları olduğu görüşündeydi. Bu görüşüne göre de demiryolları yabancı işletmelerin değil, milli hükümetin kontrolünde olmalıydı. Artık milli mücadele bittiğine, sonucunda da bağımsız bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti kurulduğuna göre, demiryolları politikasının ülke çıkarlarına uygun, bağımsız bir ülkeye yakışır şekil ve ciddiyette ele alınması zorunluydu. Demiryollarının millileştirilmesi ile ilgili meclis çalışmaları devam ederken, Başbakan ve Dışişleri Bakanı olan İsmet (İnönü) Paşa Behiç Beye "Anadolu demiryollarını alacağız ama ben Avrupai demiryolu isterim" dediğinde, "Evet, yapacağız, söz veriyorum" demişti.
22 Nisan 1924 tarihinde kabul edilen 506 Numaralı Kanun'la Anadolu demiryollarının satın alınarak millileştirilmesine karar verildi. Böylece Haydarpaşa-Ankara, Eskişehir-Konya, Arifiye-Adapazarı demiryolları ve Haydarpaşa Liman ve Rıhtımı millileşti. Bu tarihten itibaren diğer yabancı demiryolu hatlarının da millileştirmeleri ve yeni demiryollarının yapımı büyük bir hızla devam etti. Yabancı şirketlerden alınan yaklaşık 4 bin km uzunluğundaki demiryoluna 10 sene içinde yaklaşık 4 bin km yeni yol yapılmak suretiyle toplam 8 bin km uzunluğunda demiryoluna sahip olunmuştur. Kurtuluş Savaşı arifesinde ve savaşın içinde, eğitimli demiryolu personelinin yokluğunu çok yakından yaşayan ve zorluklar çeken Behiç Bey'in düşüncesi, "Milli bir demiryolu ancak eğitimli insan yetiştirmekle olur"du. Bu amaçla 11.06.1923 tarihinde Konya'da Genel Müdürlük olarak kabul edilmiş binada ilk "Şimendifer Mektebi /Demiryolu Okulu" açıldı.
Böylece Şimendifer Mektebi ile milli demiryollarımızın eğitim faaliyeti başlamıştır. Behiç Bey'in ileriye dönük düşüncesi de bu okulu lise seviyesine yükseltmek, lise seviyesindeki okulda kızerkek karışık eğitim yapmaktı. Bu suretle küçük yaşlardan itibaren birbirini tanıyan demiryolcular yetiştirerek, demiryolcuları "demiryolu ailesi" içinde birleştirmekti. Bu okulun devamı olarak 1942 yılında Ankara'da "Demiryolu Meslek Okulu" açıldı. Bu okul daha sonra adını "Demiryolu Meslek Lisesi" olarak değiştirdi. Binlerce demiryolcu yetiştirdi. Mezunlar demiryollarının tüm yönetim kademelerinde çok önemli görevlerde bulundular ve bulunmaya da devam ediyorlar.
Demiryolu Meslek Okulu/Lisesi mezunları kendilerinin eğitimi için okuma imkanının yaratılmasına ve demiryolcu olmalarına zemin hazırlayan Behiç Bey'e saygı ve minnet duymaktadırlar. Ne yazık ki, Demiryolu Meslek Lisesi 1998 yılında kapatılmıştır. Behiç Bey'in Cumhuriyet'in ilanından sonra demiryolu ile ilgili önemli bir projesi de, insan odaklı bir yönetim anlayışıyla, "demiryolu aidiyet" ruhunu yaratmak, Yeni Türkiye'nin diğer kurumlarına örnek olacak milli bir demiryolu kurumu oluşturmaktı. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk/Müslüman kökenli yurttaşların okuma yazma oranı yüzde 1-2 dolaylarındaydı.
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital