|
|
 |
 |
| İstanbul Seyahat eğitime odaklandı |
 |
| Yaklaşık 35 yıldır yolcu taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren İstanbul Seyahat, 2010 yılında bünyesindeki host ve hostesten şirket sahibine kadar tüm birimlerine yönelik eğitim çalışmalarıyla kurumsallaşma adına önemli çalışmalara imza atmayı hedefliyor. |
 |
İstanbul Seyahat, Trakya destinasyonu ağırlıklı seyahat hizmeti veren bir seyahat firması. Ayrıca Antalya Bölgesi, İzmir Bölgesi ve Karadeniz Bölgesi'ne de hizmet sunuyor. 100'ü aşkın otobüsüyle yaklaşık 3 milyon kişiye hizmet veren İstanbul Seyahat, 2010'da birimlerindeki tüm çalışanlara eğitim verecek. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden destek alacak olan İstanbul seyahat ayrıca çalışanların kıyafetlerini de değiştirerek imaj yenileyecek. İstanbul Seyahat Genel Müdürü Mustafa Sarı ile 2010 yılında gerçekleştirecek projelerini ve sektöre ilişkin beklentilerini konuştuk. İstanbul Seyahat hakkında bilgi verir misiniz? Gerçekleştirdiğimiz yurtiçi sefer sayıları haziran, temmuz ve ağustos aylarında 250'ye ulaşıyor. Bu dönemde her ay 250 bin yolcu taşıması gerçekleştiriyoruz. Yılda toplam 3 milyon yolcu taşıması gerçekleştiriyoruz. 45 öz mal otobüsümüz var. Birlikte çalıştığımız araç sahipleriyle kış sezonunda araç sayımız 80'e yaz aylarında 110'a çıkıyor. 2002 yılında sektördeki gelişmelere paralel olarak kurumsallaşma çalışmaları sonucunda İstanbul Seyahat Turizm Ticaret A.Ş unvanını aldık. 4 belgemiz de var. B1, B2, D1 ve D2 belgesine sahibiz. Şehirlerarası ve ülkeler arası tarifeli ve tarifesiz yolcu taşımacılığı gerçekleştiriyoruz. Ayrıca 2005 yılında kurulan STT İstanbul Travel adlı kardeş bir kuruluşumuz var. Uçak bileti satışı ve tur organizasyonları gerçekleştiriyor. Türkiye genelinde 25 satış noktamız ve 210 online bilet kesme ofisimiz var. MARMARA ÜNİVERSİTESİ DESTEKLİ EĞİTİM 2010'da eğitim ile ilgili çalışmalarınız olacak. Bize bu çalışmadan biraz bahsedebilir misiniz? Biz çalışanlarımızı sürekli eğitime tabi tutuyoruz. 2010 yılında gerçekleştirmeyi planladığımız bir eğitim süreci olacak. İlk önce gişe elemanlarımıza, teşrifatçılarımıza, şoförlerimize, orta ve üst düzey yöneticilerimize ve şirket sahibine eğitimler verilecek. Aile şirketlerinden kurumsal şirkete geçişte ne gibi adımlar atılmalı gibi eğitimler verilecek. Çalışma yöntemleri etkili insan olma, etkili sunuş teknikleri, etkili iletişim teknikleri ve iş hayatındaki inovatif düşünceler çerçevesinde olacak. Kurumsal olarak etkili eğitim geliştirme yönetimi eğitimlerimiz olacak. Ayrıca genel müdüre bağlı olarak çalışma yönetimi grubu oluşturacak. Bu grup etkin iletişimi ön planla çıkaracak. Bizim için en önemli konu pazarlama. Bunu en iyi şekilde nasıl yaparız onun için çaba gösteriyoruz. Bu konuda kişisel imajlarımıza öncelik tanıyacağız. Personel kıyafetleri yeniden tasarlanıyor. Ayrıca kurumsal bir kültür oluşturmaya çalışıyoruz. Bir otokontrol sistemi oluşturarak genel müdür ve şirket sahibi olmadan da işlerin sağlıklı olmasını istiyoruz. Biz insana yatırım yapıyoruz. Bu konuda Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden destek alıyoruz. Pazarlama alanında başka hangi çalışmaları gerçekleştireceksiniz? Artık bilişim çağındayız. Her şeyin internet üzerinden kolayca gerçekleştirildiği günümüzde biz de internet üzerinden bilet satışı konusuna ağırlık vermek istiyoruz. Bu yolcu memnuniyeti artırma anlamında da önemli bir faaliyet. Önümüzdeki 3 yıla kadar satışlarımızın yüzde 15'inin üzerinde bir paya sahip olması için çalışıyoruz. Bu tür satışlar masrafsız satışlar olduğu için bu tüketiciye yansıyacaktır. Ayrıca kart uygulamamız var. Sadık müşterilerimize yüzde 15'lik indirim fırsatı sunan kartları vereceğiz. Yılda taşıdığımız ortalama 3 milyon yolcunun 25 binine bu kartı vermek istiyoruz. Bu kart sayesinde müşteri veri tabanı oluşturacağız. Böylece müşterilerimizin özel günlerinde onlara mesajlar göndererek yolcumuza ailemizin bir ferdi olduklarını hissettirmek istiyoruz. Sürekli müşterilerin yanında olan firmamız yönetimin de arkasına aldığı destekle çalışmalarını devamlı olarak geliştirerek sürdürüyor. Tüm bu yatırımlar 100 bin doların üzerindedir. Ya müşteri beklentileri ve şikayetleri... Bizim telefonlarımız hiçbir zaman kapalı değildir. Günün her saati insanlar bize ulaşabilir. Halkla ilişkiler birimimiz araçlardaki herhangi problemle ilgili şikayeti alır, buna çözüm getirmeye çalışır. Kendi çözebildiğimiz sorunları anında çözeriz. Onun dışındaki halkla ilişkiler birimimize aktarırız onlar çözüme kavuşturur. Müşteri memnuniyetini ölçümleyebilmek için sürekli anketler uyguluyoruz. Mola yerlerinde uygulanan anketlerde host ve hosteslerin hizmet sırasındaki tutumları, kaptan şoförün sürüş esnasındaki tutumu, araçların ve mola yerlerinin temizliği ve alınan hizmetlerin kalitesi ölçümleniyor. Ayrıca biz bu kontrolleri gizli kontrolörler vasıtasıyla da değerlendiriyoruz. 4 gizli kontrolörlerimiz var ve bunlara aylık masrafımız 10 bin TL'yi buluyor. Türk otobüs taşımacılığı birçok ülkeye model olarak gösterildiği hep söylenir. Peki sizce dünyadaki konumumuz nedir? Türkiye'nin komşu ülkelerindeki taşımacılık sistemlerine baktığımızda bizimki kadar modern hizmet sunan başka ülke yok. Bizi model olarak almak istiyorlar. Avrupa'nın en genç araçları bizde, 324 firmanın bulunduğu Büyük İstanbul Otogarı, Avrupa'nın en büyük otogarı. Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş (BİOİAŞ) ile Suriye Holding, Halep Kapısı adlı bir otogar projesi gerçekleştirecek. BİOİAŞ 60-70 milyon dolarlık ortak yatırım yapacak. Ve terminalin 35 yıl süreyle işletmesini üstlenecek. DEVLET BU SEKTÖRE SAHİP ÇIKMALI Birçok sektörü ve firmayı etkileyen global ekonomik kriz sizi ve sektörünüzü nasıl etkiledi? Krizin 2010'da da etkisini yoğun olarak göstereceğini düşünüyorum. Herkes tünelin sonundaki ışığın göründüğünü söylüyor ama görünen ne ışığı o belli değil. Sektörümüzde 12 bin otobüs var ve 420 firma faaliyet gösteriyor. Ama bu firmaların ilk 50'si aktiftir. İlk 10 firma da kurumsaldır. Biz de kurumsal firma anlamında ilk 5'in içerisindeyiz. Sektörde tek yön firmalar pek iş yapamayacak. Önümüzdeki 10 yılda sektörde 50 firma faaliyet gösterecek. Devlet bu sektörü desteklemezse ben geleceği karanlık görüyorum. Sektörün kronikleşmiş 20'nin üzerinde sorunu var. Mesela devlet korsan taşımacılığın önüne geçemedi. Her gün İstanbul'un sokak aralarından Türkiye'nin muhtelif bölgelerine kaçak yolcu taşımacılığı gerçekleştiren otobüsler kalkıyor. Bu da trafik kazalarını artırdığı gibi devletin vergi kaybetmesine neden oluyor. Yapılan kazalar da bizim sektörümüze olumsuz yansıyor. Devletin acilen bu işi çözmesi gerekiyor. |
 |
|