Transport
Ana Sayfa Denizyolu Karayolu Demiryolu Havayolu Aktüel Yazarlar İçindekiler
Transport Sayı 66
Kapak
Selin taşımacılık sektörüne faturası: 53 milyon 436 bin 831 lira
İstanbul'da 9 Eylül tarihinde meydana gelen yoğun yağışın oluşturduğu sel, 13'ü TIR şoförü olmak üzere 30'un üstünde ...



Demiryolu
"DTD'nin varlığı TCDD için bir fırsattır"
Özel sektörün tren işletimine imkan sağlayacak yasa tasarılarının henüz meclise sunulmadığını hatırlatan Süleyman...
Havayolu
Yeni uçaklarla geliyoruz
Geçtiğimiz finansal yılda 1 milyar 62 milyon Singapur doları kar elde ettiklerini söyleyen Juang Kurniawan, ekonomik ...
Avrupa'da hava trafiği artan tek ülkeyiz
Sivil Havacılık Genel Müdürü Dr. ...
Ayamamaʼnın taşımacılık sektörüne faturası:
53 milyon 436 bin 831 lira
İstanbul'da 9 Eylül tarihinde meydana gelen yoğun yağışın oluşturduğu sel, 13'ü TIR şoförü olmak üzere 30'un üstünde insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Maddi zararının yüz milyon liralarla ifade edildiği afette, taşımacılık en fazla zarar gören sektörlerin başında yer aldı. RODER'e göre sel felaketinde; 51 çekici ve 50 yarı römork kullanılamaz hale gelirken, 215 çekicinin ve 220 yarı römorkun da kullanılabilmesi için tamir ve bakımının yapılması gerekiyor. Ve son not: Selin sektöre verdiği toplam hasar tutarı 53 milyon 436 bin 831 lira.
İstanbul'da 9 Eylül'de meydana gelen yoğun yağış nedeniyle Ayamama Deresi'nin taşması Basın Ekspres yolunun sular altında kalmasına neden oldu. Yetkililer tarafından, İstanbul'da yaşanan 80 yılın en büyük sel felaketi olarak kaydedilen olaylarda; İstanbul genelinde 30'un üzerinde insanın hayatını kaybettiği ve binlerce aracın kullanılmaz hale geldiği belirtildi. Basın Ekspres yolu çevresinde konuşlanmış olan TIR parkları, ihracat depoları, otomotiv galerileri, tekstil firmaları ve onların mağazaları; sel sularından dolayı milyonlarca dolar zarara uğradı. Birçok TIR şoförünün de hayatını kaybettiği olaylarda, sel sularının 40 tonu bulan araçları metrelerce savurması ve kullanılmaz hale getirmesi afetin ne kadar büyük olduğunun bir göstergesiydi. Tekstil firmalarının zararlarını milyonlarca dolarla açıkladığı selde; en büyük zararlardan birini de hiç şüphesiz uluslararası taşımacılar yaşadı. Çünkü Basın Ekspres yolu çevresinde, Türkiye'nin önde gelen birçok taşımacılık firmasının merkezi bulunuyor. TIR parkalarının da yoğun olarak bulunduğu bölgede; selden dolayı 51 çekici ve 50 yarı römork kullanılamaz hale geldi. Ayrıca selden dolayı 215 çekicinin ve 220 yarı römork tamir ve bakıma ihtiyaç duyacak kadar zarar gördü. Sadece bu değil, birçok firmanın depolarına sular doldu ve depolardaki mallar kullanılamaz hale geldi. Ayrıca firmaların bilgisayar sistemleri, evrakları da selden zarar gördü.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, sel olayının ardından yaptığı basın toplantısında, selden dolayı sektöre bağlı birçok firmanın zarar gördüğün belirtti. Olaylardan Halkalı Gümrüğü'nün de zarar gördüğünü kaydeden Tamer Dinçşahin, Halkalı Gümrüğü'nde yer alan sadece bir depodaki hasar miktarının 2 milyon avronun
üzerinde olduğunu belirtti.
NELER YAPILMALI?
"Doğal afet nedeniyle can ve mal kaybına uğramış işyerlerinin, böyle bir ortamda devlete karşı olan yükümlülüklerinde sıkıntı yaşanmaması için en kısa sürede yasal düzenleme yapılması ihtiyacı bulunmaktadır" diyen Dinçşahin, hiç vakit kaybetmeden böyle bir kararın alınmasının hem devletin kayıplarını önleyeceğini hem de mağdur durumda olan firmaların nefes almalarını sağlayacağını söyledi. Dinçşahin, 'Neler yapılmalı' konusunda ise şu çözüm önerilerini sıraladı: "Bilindiği üzere ekonomik kriz nedeniyle sektörümüzde yer alan firmalarımız araçlarının yaklaşık yüzde 25'ini parklara çekmek zorunda kalmış idi. Bu kapsamda maliyet kalemlerini de en aza indirebilmek adına parklara çekilen araçların sigortaları da iptal ettirilmiş idi. Bu kapsamda söz konusu felakete maruz kalan araçların
önemli kısmı bu araçlardır. Firmalarımızın uğradığı zarar oldukça büyüktür. Bu zararın en aza indirebilmesi için en başta yine sayın Bakanımız'dan destek talebimiz bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, Ulaştırma Bakanlığı Yetki Belgesi Ücretleri'nden firma başına 50 bin TL ücret almaktadır. Alınan ücretlerden oluşturulacak bir fon ile zarara uğramış olan taşımacılarımızın desteklenmesi bu aşamada en çabuk destek olacaktır. Selden zarar gören bölgeler 'Afet Bölgesi' ilan edilmeli ve Maliye Bakanlığı'nca sel felaketi mücbir sebep olarak kabul edilmelidir: Sel felaketi nedeniyle araçları, malları, işyerleri zarar görmüş i şletmelerimizin KDV Kanunu'ndaki düzenlemeler nedeniyle bir de bunların KDV'lerini ödeme ile karşı karşıya kalmamaları için Bakanlar Kurulu'nca zarar gören bölgeler afet bölgesi ilan edilmeli, Vergi Usul Kanunu'nda yetkilendirilmiş olan Maliye Bakanlığı'nca yapılacak düzenlemeler ile bu bölgelerde işyerleri ya da malları zarar gören işletmelerin vergi bildirim ve ödemelerine herhangi bir cezai yaptırım olmaksızın erteleme imkanı sağlanmalıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirim ve ödeme yükümlülükleri ertelenmelidir. Gümrük Müsteşarlığı, 'Açık Beyannameler' ile ilgili olarak kolaylıklar göstermelidir. Teşvik imkanı getirilmelidir. Maalesef bu afet de gösterdi ki, uzun zamandır dile getirdiğimiz 'Lojistik Köyler'in acilen hayata geçirilmesi zorunludur."
LOJİSTİK KÖY SÜRECİ HIZLANDIRILMALI
Lojistik Köyler'in taşımacı açısından birçok avantajlarını sayan Dinçşahin, şehiriçinde bulunan TIR parkları, antrepolar, şirket depoları, gümrük alanları gibi fonksiyonların dağınıklığının lojistik firmalarının verimliliğinin olumsuz etkilediğini belirtti. İstanbul'da 7 binden fazla depo, 400'den fazla da antrepo bulunduğunu belirten Dinçşahin, dağınık konteyner ve TIR park sahalarının şehrin muhtelif yerlerinde rastgele yapısının, etkinlik ve verimlilik ve trafik açısından önemli sorun oluşturduğunu söyledi. Meydana gelen sel felaketiyle lojistik faaliyetlerin İstanbul gibi büyük bir kentin içerisinde bu kadar dağınık ve plansız olarak gerçekleştirilmeye çalışılması, artık faaliyetlerin gerçekleştirilebilirliğini de tehdit etmeye başladığının görüldüğü nü söyleyen Dinçşahin, Lojistik Köyler'in
önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Halen Avrupa'da 8 ülkede toplam 100'den fazla organize lojistik bölgesi ya da yaygın tabiriyle 'Lojistik Köy' kurulmuştur. Lojistik Köyler, Avrupa çapında yaygınlaşırken, sadece Almanya'da son 20 yılda 33 adet lojistik köy kurulmuştur. Bunların çoğunun büyüklüğü 200 hektarı geçerken; en büyüğü 675 hektardır. Bu lojistik köylerde toplam yerleşik bin 250
adet firma vardır ve bu firmalar toplamda 42 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. AB'ye üye olmaya hazırlanan ülkemizde ise Lojistik Köy ya da Lojistik Merkez yapıları sadece 'söylenceden' ibaret kalmaktadır. Son 4 yıldır hayata geçirilmeden üzerinde tartışılması sürdürülen lojistik alan projelerin sonuçlandırılamaması, sadece bölgedeki arazilerin
metrekare fiyatlarını yükseltmekte ve projelerin hayata geçirilmesini, maliyet unsuru nedeniyle daha da zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla, sektör derneklerinin ve diğer meslek kuruluşlarının desteği de alınarak bu sürecin hızlandırılması gerekmektedir."
150 KM HIZLA GELEN SU TOPU
Yaşanan olaylara ilişkin Ro-Ro Gemi İşletmecileri ve Kombine Taşımacılar Derneği(RODER) 2. Başkanı Zahit Sağlık ve Genel Müdür Cumhur Atılgan bir basın açıklaması yaptı. RODER 2. Başkanı Zahit Sağlık, sel felaketinde Ayamama Deresi'nin günah keçisi
ilan edildiğini ancak bu felaket normal bir yağmurla olacak bir iş olmadığını söyledi. "Başakşehir'den 150 kilometre hızla gelen bir su topu var. Bu su topunun nereden geldiğini araştırmak için İstanbul Teknik Üniversitesi'ne müracaat ettik'' diyen Sağlık, bölgede 50 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi. Taşımacıların Hadımköy'e taşınması ve orada bir lojistik üs oluşturulmasına ilişkin ise Sağlık, Hadımköy'ün şu anda altyapı olarak hazır olmadığını, bugün başlanması durumunda bunun 2 yılı alacağını, ancak sel felaketi ile bu sürecin
hızlandığını söyledi.
53 MİLYON 436 BİN 831 LİRA
RODER Genel Müdürü Cumhur Atılgan ise, sel felaketinin lojistik sektöründe ortaya çıkardığı toplam hasar tutarının 53.4 milyon lira olduğunu söyledi. Sel felaketi ile ilgili sadece nakliye sektörüne yönelik bir çalışma hazırladıklarını ve bu çalışma çerçevesinde bölgedeki firmaları tek tek ziyaret ettiklerini söyleyen Atılgan, ''Sel felaketinin firmalarımız tarafından yapılan beyan doğrultusunda ortaya çıkardığı toplam hasar tutarı 53 milyon 436 bin 831 lira'' dedi. Atılgan, büro, tamir-bakım, garaj, depo/antrepo (antrepo ve depoda yer alan üçüncü şahıs eşyası dahil olmak üzere) ve araç üzerindeki yük dahil araçları zarar gören firma sayısının 24 olduğunu, bu firmaların toplam hasarının 48 milyon 924 bin 131 lirayı bulduğunu kaydetti. Bölgede sel sırasında taşıtı bulunan diğer illerde ve İstanbul'da yerleşik firmaların sayısının 25 olduğunu bildiren Atılgan, bu firmaların toplam taşıt ve taşıt
üzerindeki yük hasarının da 4 milyon 512 bin 700 lira olduğunu belirtti. Cumhur Atılgan, ''Kullanılamaz durumdaki çekici sayısı 51, yarı römork sayısı 50. Tamir edilmesi muhtemel çekici sayısı 215, yarı römork sayısı da 220'' dedi.
ATILGAN: ATIL KAPASİTE SİGORTALANMADI
Gerçek hasar boyutunun, sigorta firmalarının hasar tespitleri ve ekspertiz inceleme raporlarıyla belirleneceğini ifade eden Atılgan, derneğin hazırladığı çalışmayı ilgili bakanlığa da ileteceklerini ve hasarın bir an önce telafisi konusunda gerek sigorta firmaları gerekse devlet nezdinde girişimlerinin devam ettiğini söyledi. Atılgan, tespit ettikleri hasarın yaklaşık yüzde 75-80'inin sigortasız olduğuna dikkati çekti. Atılgan, ''Türkiye çok önemli bir krizden
geçtiği için taşımacılıkta önemli azalma oldu ve nakliyeciler birçok aracı garaja aldı. Atıl kapasite olan bu araçlar için de sigortalama doğru bir yaklaşım olarak görülmedi'' dedi.
SANDALCI: LOJİSTİK KÖY GEREKLİLİĞİ
İkitelli-Havaalanı üzerinde 40 civarında sektörde söz sahibi lojistik firması olduğunu ve tekrar can ve mal kaybı yaşamamak için 'Lojistik Köy'lerin belirlenmesi gerektiğini söyleyen Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenler Derneği (UTİKAD) Başkanı ve Balnak Lojistik Başkan Yardımcısı Kosta Sandalcı, "Lojistik sektörü garip bir şekilde konutların arasına sıkışmış durumda. Bundan yıllar önce Hadımköy civarında lojistik sektörüne yer
açılmıştı. Bu karar doğruydu ancak sonrasında bölgede konutlar yapılmaya başlandı ve depoların yanlarında apartmanlar yükseldi. Kısa zamanda sanayi alanları konut alanlarına dönüştü. Çocuk parklarının arasında TIR'lar ve ağır araçlar olamazdı. Bu önce Halkalı'nın başına gelmişti, aynı durum Gebze'nin de başına geliyor. Biz Çatalca'da bir yatırım yaptık, Silivri'ye ve Ambarlı'ya giden firmalar oldu. Planlama olmadan bu sorunun kökten çözümü de olmayacak. Liman var, yolu iki şeritli ve serbest bölge ile bağlantısı yok. Serbest bölge havalimanın yanında, hiçbir sanayi bölgesine yakın değil ve trafikte TIR'lar buralara girip çıkıyor. Çorlu'daki serbest bölge ile Gebze, Hadımköy'ün de hiçbir limanla bağlantısı yok" dedi.
13 TIR SÜRÜCÜSÜ SELE KAPILARAK CAN VERDİ
Almanya, İspanya, İtalya, Yunanistan, Danimarka, Polonya, Ukrayna, Macaristan ve Portekiz gibi ülkelerde 100'den fazla lojistik köy bulunduğunu hatırlatan Sandalcı, şunları söyledi: "Bu sel felaketinde 30'un üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu, inanılmaz bir rakam gerçekten. Yalnızca iki TIR parkında da 13 TIR sürücüsü sele kapılarak can verdi. Lojistik sektörü olarak biz dünyayla çalışıyoruz. Bundan sonra Türkiye'ye yurtdışından gelecekler
eminim hava durumuna bakarak gelecekler. Çünkü olaylar havalimanı yolu üzerinde yaşandı ve tüm dünya bunu gördü. Selden kaynaklanan 200 milyon dolarlık bir zarardan bahsediliyor. Biz Balnak olarak selden çok etkilenmedik diyebiliriz, bir günlük bir iş kaybımız söz konusu. Binamızın da giriş katı bir gün boyunca su altında kaldı ve 1 TIR'ımız da sele kapıldı. Can kaybımız yok çok şükür. Ancak bildiğiniz gibi bazı firmaların kaybı çok ağır oldu."
IRU'DAN NAKLİYECİYE DESTEK
Uluslararası Karayolu Taşımacıları Birliği (IRU), sel felaketi nedeniyle Türk nakliyecisine destek verdi. Türkiye'ye gelerek, selden hasar gören bazı tesisleri ve Halkalı Gümrüğü'nü ziyaret eden IRU Genel Sekreteri Martin Marmy, Halkalı Gümrüğü'nün yeniden yapılandırılması ve hayatını kaybeden şoförlerin ailelerinin mağduriyetinin giderilebilmesi amacıyla maddi yardımda bulunacaklarını ifade etti. Uluslararası bir kuruluş olarak IRU'nun iyi ve kötü günde üyelerinin yanında olma sorumluluğu bulunduğunu ifade eden Marmy, "Varlığımızın temelinde dayanışma ve işbirliği vardır. Bütün IRU ailesinin geçmiş olsun dileklerini ve taziye mesajlarını sizlere aktarmak istiyorum. Ancak dünya çapında bir kuruluş olarak, üzerimize düşen sadece söz söylemek değil, onun da ötesinde bir şeyler yapabilmektir. IRU Başkanımızla yaraların sarılması için maddi olarak da katkı sunmaya karar verdik" dedi. Facia sırasında mesleğini icra ederken hayatını kaybetmiş olan şoförlerin ailelerine ve fiziki hasara uğrayan Halkalı Gümrük İdaresi'ne maddi yardımda bulunacaklarını ifade eden Marmy, "Söz konusu yardım bir banka hesabından değil, bizim
yüreklerimizden hedeflenen yerlere gidecek. Mesleğimi icra ederken hep yeni şeyler yapmak isterim ama maalesef hayatın içinde bazen acıları paylaşmak sorumluluğu da bizlere düşüyor. Acılarınızı sizin kadar yürekten paylaşıyorum. Her kötü günden sonra yeni güzel bir gün mutlaka gelir. Güzel günlerin en kısa zamanda gelmesini diliyorum" dedi.
TOBB: "GEREKEN NEYSE YAPACAĞIZ"
TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete de, "Kaybın en önemli kısmını da nakliyeci arkadaşlarımız yaşadı. Canlarımız gitti, araçlar, depolar, antrepolar, ofisler, gümrük hasar gördü. TOBB olarak kaybı olan arkadaşlarımızın yanında yer alacağız, gereken neyse yapacağız" dedi.
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital