|
|
 |
 |
| ADR Yönetmeliği bir daha ertelenmesin |
 |
| Resmi Gazete'de yayınlandığından beri yürürlülük tarihi sürekli ertelenen ADR Yönetmeliği'nin bir daha ertelenmemesi gerektiği sektör temsilcilerinin ortak görüşü oldu. |
 |
Türkiye'deki altyapı yetersizliği ADR yönetmeliğinin uygulamaya geçiş sürecini yeniden erteletti. En önemli sıkıntı ise 55 bine yakın tehlikeli madde taşıyan tankerin yüzde 90'ından fazlasının ADR şartlarına ve diğer Avrupa normlarına uygunluk taşımaması ve bu araçların ADR'li tankerlere dönüşümünün uzun bir süreç alması. Ayrıca yönetmeliğin oluşturulmasına rağmen gerek ulusal gerekse de uluslararası taşımacıların yönetmelik hakkında yeterince bilgi sahibi olamaması ve sektör temsilcilerinin sürecin iyi yönetilemediğini düşünmesi ertelenmenin en önemli noktalarını oluşturuyor. Personel ve sürücülerin eğitimi, mevcut tankların değişimi, araç ekipmanlarının değişimi ve ambalaj malzemeleri ile ilgili yapılması gerekenler sürecin en önemli konularının başında geliyor. Sektör temsilcileri Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde tüm sektör temsilcilerinin ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla bir "ADR Komisyonu"nun kurulmasının sürece büyük katkı yapacağı görüşünde. Transport Dergisi olarak ADR Yönemeliği'nin ertelenmesi ve yapılması gerekenlere ilişkin görüşler aldık. TREDER Başkanı Murat Tokatlı 'Ertelenme merdiven altı üretime destektir' "Türk treyler üretici firmaları ADR yönetmeliğine uygun üretim yapmak için yatırımlar yaptı. Yönetmeliğin ertelenmesi ilk başta yapılan bu yatırımların boşa gitmesi demektir. Ama hepsinden önemli konu insan sağlığı konusudur. Tehlikeli maddeyle ilgili taşımacılık yapılan bir alanda ertelenme insan sağlığını tehlikeye atıyor. Dolayısıyla biz sektör olarak bu ertelemeye son derece karşıyız. ADR için gerekli onayı verecek bir kuruluş yok. Şu anda bu onay kuruluşunun belirlenememesi nedeniyle sürekli ertelenme yaşanıyor. Bizim bu konuda tavsiyelerimiz oldu. Üye firmalarımız arasında onay belgesi için çalıştıkları kuruluşlar var. Bu kuruluşlardan birisiyle anlaşılsın. Hem zamandan tasarruf edilir hem de bir anda deneyimli personel getirtilmiş olur. ADR yönetmeliği yürürlüğe girmediği için piyasada usulsüz taşımalar gerçekleştiriliyor. Tabir-i caizse ayaklı bombalar dolaşıyor etrafta. Yönetmeliğin ertelenmesi merdiven altı üretime bir destektir. Usule uygun olmayan, vasıfsız işçiler ve kalitesiz malzemelerle üretilen tankerlerin satılmasını devam ettiriyor. Türkiye'de yıllık satılan tanker sayısı binin üzerinde ama bunan ancak yüzde 5'i ADR'li tanker. Türkiye'de kayıtlı tanker sayısı 20 bine yakın. Bu 20 bin aracın değişmesi gündeme gelecek. Buna, bırakın Türkiye'deki imalatçıyı Avrupa'daki imalatçı da yetişemez. Bu nedenle dönüşüm süreci 5 yılı alacaktır diye düşünüyorum." UND İcra Kurulu Üyesi İ.Ü. Ulaştırma ve Lojistik YO. Öğr.Gör. IRU Academy ADR Danışmanı ve Eğitmeni Alper Özel 'Süreç Ulaştırma Bakanlığı tarafından iyi değerlendirilemedi' "Akaryakıt sektörü, LPG sektörü ADR konusunda önemli çalışmalarda bulunmuş ve bir standart oluşturmuştur. Uluslararası taşımalarda ise, sürücüler gerekli eğitimleri alabilmekte, taşımacı gerekli şartlar biliyor. Dolayısıyla en azından altyapı olarak bir bilgi birikimimiz var. Önemli olan burada devletin ilgili kurumları gerekli yasal altyapıyı azırlamasıdır. Ancak süreç Ulaştırma Bakanlığı tarafından iyi değerlendirilemedi. 4 yıl boyunca yasal düzenlemeler açısından önemli bir gelişme kaydedemedik. Sektörün, özellikle kendisini hazırlaması gereken bir zamana ihtiyacı var. Ancak bunu yapmak için, sektör ile bir araya gelinmesi, ortak çalışılması lazım. Böylece bir zaman ve eylem planı oluşturulması lazım. Genel olarak tehlikeli maddelerin taşınmasına yönelik bir kanunumuz yok. Böyle önemli bir taşıma türünü sadece yönetmeliklerle idare edemezsiniz. Mutlaka bir kanunu olmak zorundadır. Bunlar 2-3 yılda olacak şeyler değil, mutlaka 5-10 yıla ihtiyaç duyulmaktadır. ADR konusunda en önemli husus eğitim, güvenlik ve emniyettir. Bir de işin içine haksız rekabet de giriyor. Bir taraf sürücüsünün eğitimine, aracın donanımına, kalite, güvenlik, emniyet anlayışına önem verirken diğer tarafta bu kurallara pek dikkat etmeyenler mevcut." PETDER Teknik ve Dış İlişkiler Koordinatörü Alper Zümrüt 'ADR süreci bir an önce başlatılmalı' "ADR Yönetmeliğinin yürürlüğe giriş tarihinin ertelenmesi kurumsal akaryakıt dağıtım şirketleri açısından ürünlerini daha güvenli bir şekilde taşıyamama anlamına gelmemektedir. Şirketlerimizin teslimat operasyonlarında akaryakıtlar ADR ve Avrupa standartlarında taşınmaktadır. ADR'ye geçiş güvenlik açısından olumlu katkılarının olacağı görülmektedir. Ülke kaynaklarının ziyan edilmemesi açısından ekipmanların ekonomik ömürleri de göz önüne alınarak geçiş gerçekleşmelidir. Sadece akaryakıt ve LPG taşımakta olan tanker sayısının yaklaşık 20 bin istasyon sayısının 13 bin olduğu ülkemizde diğer tehlikeli maddeler de göz önüne alındığında ADR'ye geçiş sürecinin zorlukları daha iyi anlaşılabilir. Yönetmeliğin ertelenmesinin geçiş aşamalarının en doğru şekilde planlanmasının sağlanabilmesi adına yapıldığı inancındayız. PETDER olarak ADR sürecinin bir an önce başlatılması gerektiği görüşündeyiz ve düşünceyi destekliyoruz. Çünkü tüm ülke çapında bütün ekipman ve taşıma araçlarının ADR ile tamamen uyumlu hale getirilmesi ciddi bir zaman alacaktır. Bu nedenle uygulama bir an önce başlamalıdır." Tırsan Tank ve Silo Ürün Yöneticisi Suat Çeliktuğ 'ADR bir nevi insani gerekliliktir' "ADR Yönetmeliğine uygun araçlara yönelik daha yüksek ilk yatırım maliyetleri gerçekleştirecekleri için satın alma kararlarını verirken çok hassas davranan tehlikeli madde taşımacılığı yapan işletmeler, yönetmeliğin yürürlüğe girişinin birkaç kez ertelenmesiyle birlikte satın alma kararlarını askıya almaktadır. Bu durum da doğal olarak yönetmeliğe uygun üretim yapan firmaların satışlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca ertelenme ADR'li araçlara büyük yatırım yaparak filosunu yenileyen firmalar açısından haksız rekabet oluşturarak söz konusu firmaları olumsuz yönde etkilemektedir. ADR'nin yürürlüğe giriş tarihlerine bağlı kalınmaması hem sektördeki inancı kıracak hem de sürekli erteleme beklentisi gibi olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Ertelenmenin ardındaki asıl sebebin, ADR için gerekli olan altyapının tam olarak tesis edilememiş olması olduğunu düşünmekteyiz. ADR'nin asıl amacı tehlikeli maddelerin karayollarında insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şekilde güvenli olarak taşınmasıdır. Yani bu bakımdan ADR bir nevi insani bir gerekliliktir. Dolayısıyla ADR'nin devreye alınması için yapılması gerekenler konusunda herkes üzerine düşeni yapmalı, sektörün yapılacak tanıtım, eğitim, panel gibi faaliyetlerle bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir." |
 |
|